Bilmem kaç defa görülmüştür, gecenin dördüne uykusuz dalışlar sergilediğim. İçimde bir tutam kıpırtı var dışardan bakılınca her hareketimden belli olan. Hani bir boşluk bulsa patlayacak dudağımdan gecenin zifiri karanlığına. Bir haykırış kopacak içimden ve belki yüzlerce kilometre uzağımdan duyacaksın bu patlamayı.
.
Nasıl bir tesadüfdür ki bu, yıllarca öncesinin bir bahar ayında tamda güneşe eş bir zamanda, yıllar sonrasında sıcacık bir dokunuşla yanımda olmak için dünyaya geliyorsun. Doğdun ve burdasın ölümden önceki son durağındasın şimdi. Dışarda rüzgar, içerde sıcak bir hava pencereler aralı ve gözlerin kapalı...
.
kıyamam bilirsin; bir çiçeği dalından koparmaya ama takıştırmadan da edemem hayalimde bir çiçeği gözlerinin ferine. Bir ışık hüzmesi süzülür gözbebeklerinden ve susuzluğu gider tüm çiçeklerin. Dünyanın dönüşü sanadır şimdi; hani yıllarca öncesinde o narin tenine ilk şaplağı yediğinde ulu orta yerde kıyametleri koparışın ve çevredekilerin bunu umursamaz şekildeki o umutlu gülüşleri sanadır. Bir gelecek bir umut ve dünyaya gözlerini aralamış bir insan yavrusuydun.
.
o ilk ağlamanda söylemeliydiler sana; "Yakıştı sana doğmak güzel çocuk." iyiki doğdun.
.
Gelecekle yaşam arasında hep bir adımlık mesafe vardır.bir adım sonra geleceğin içinde olacaksın ve o an yaşanla buluşacaksın ve gelecek bir adım daha önüne geçecek. Hayat de sen buna, yaşamak de istersen.
.
O günlerin binlerce adım ötesindesin şimdi; yanımdaki bu zarif duruşun, o sevdalı bakışın ve leylim ley gülüşlerinle yüreğimin içindesin. Şimdi geleceğe doğru bir adım atarken aynı düşte olacağız ikimizde, belki günün birinde aynı düşle uyanma hasreti içinde bulunacağız. umutlar beraberce yeşerirken deprem kargaşasına inat kenetli kalacak ellerimiz ve hırsından çatlayak Richter ve o gün gelecek uykularda dahi birlikte çarpacak yüreciklerimiz.
.
Tabiata hüküm giydirmiş insan oğlunun yaşamındaki en manidar şey olan "zaman" kavramına olan tutkusu; gördüm ki senin içinmiş bende. Nasıl cesur olurum bilirsin ikinci kadehten sonra, sana tamamlayabilmek için tüm yaşamsal kaygıları ve bertaraf edip tüm iklimsel sızıntıları, olanca gücümle bir kanca atıp boynuna kollarında uyumak için.
.
Beynimin içinde yerli-yersiz tıkırtılar, üzerimde ince tülden bir örtü ve pencerem ardına kadar açık... Hafif rüzgar esse; hani böyle üşümek değil de tatlı bir üperti içerisine giriyorum o an. Yanımda olmayışına içerlenip çaresiz bir uykunun kıyısında yürümeye başlıyorum. Birazdan gözlerim ağırlaşacak ve senli bir uykuya dalacağın senden uzakta.
.
Köpeklerin ulumaları geliyordu az önce sokaktan; pencereye yöneldim ve dinledim bir süre. Ve on farkettim ki gün ağarıyor ve birazdan aydınlık olacak.yeni bir gün, yeni bir heyecan ve yeni bir keşmekeş belki... Uykum iyiden iyiye bastırıyor; birileri yen bir güne başlarken ben uykuya dalacağım ve uyanır ıyanmaz devam edeceğim kaldığım yerden.
.
Dilimde ve dimağımda sana dair cümlelerle seriliyorum yatağa. Söylenecek o kadar çok şey varken şimdi sadece "iyiki doğdun"lu cümleler kurabiliyorum ve "iyiki varsın"la biten.
.
İyiki doğdun, iyiki varsın, iyiki...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder