Demem o ki;

Demem o ki;
GERİDE KALAN SADECE KOKUSUDUR ÇOCUKLARINDAN, BİR DE SAVAŞA KARŞI BÜYÜTTÜĞÜ KİNİ, ÇOCUKLARINDAN GAYRI

6 Eylül 2008 Cumartesi

Aşk Ezberinde Romandı Berfo'nun

Sadece sağa yatan saçlarına
her sürdüğünde o dişsiz tarayı,
aynanın karşında sarı bir gülümseme alırıdı Berfo'yu.
Bir de bıyıkları sarıydı sigara dumanından
ama düşleri bembeyaz...
.
Yamalı pantolonu, yamalı gömleği,
siyah ve bir teki patlamış ayakkabısına iliştirdiği
bembeyaz düşünden bir paçasını daha alıp,
göründü yolun bir ucundan.
Ve her bir bekleyişle
terketti sevdası onu.

Sevdalısı hiç olmamıştı;
sevdayla hiç yaşamamıştı Berfo.
Aşk onun için utangaç bir gülümseme
ve bir saç teline arabesk hüzünler bestelemekti;
yaz aylarında susamak,
ve kış aylarında sevgi dolu üşümekti...

Hiç bir ayrıntı eksik değildi Berfo'nun yüzünde,
zamana ve yaşadığı coğrafyaya dair.
Tek eksik; avunda sıcaklığına hasret bir eldi,
bir diğeri boynuna dolanmış olan.

Şimdilerde yok bir umudu aşktan yana Berfo'nun;
hayattan da yok.
Dört köşe evinde
çizdiği anlamsız şekiller,
bir de şiir diye yazdığı pejmürde kelimeler...

İki hece tek kelimelik bir romandır aslında Berfo.
Okundukça anlamlaşıyor;
okundukça yaşlanıyor
ve yaşlandıkça hasret,
yaşlandıkça hüzün...

Hiç yorum yok: