
Çok çabuk geçti ömrümüz yürüdüğümüz yolda;
biz bir arpa boyu dedik,
tarlasına düşmüşüz bilemedik.
Aç kaldı bazen umudun kuşları,
biz yağmur damlasına katık ederken kuru ekmeği
lokmasına kan düştü beşikteki yavrunun, bilemedik.
Dağlarda rüzgardan sorarız yağmurun hatırını
ve kurttan kuştan başkası bilmez
çobanın halini, bilirim.
Akşam çökmeye başladı mı dağlara,
yanık türküler söyler namlular,
kimse bilmez, bilirim.
Ömrümüz çabuk geçiyor
lakin arpa boyu mu bilmem
ekmek, yağmur ve toprak
yeter bize elbet,
yeter, bilirim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder