Zihnimde,
alaca karanlığında bir ülkenin
yalınayak çocukları durur;
güneşin önüne serilmiş
taze yemişler sonra...
An gelir,
bir kıpırtıyla irkilirim.
Kalbim, bir ela gözlünün adımlarındadır o an;
pat pat eder durur her adımda.
Sabaha varmadan vakit,
çeker vururum geceyi;
sabah birden bire patlar sonra,
güneş birden bire.
Üç adım ötede kavaklar durur,
dallarında asırlık kargalar...
Güne başlamışlardır onlar,
sabaha uyanmışlardır;
belki de hiç uyumamışlardır.
Masanın üzerinde karalanmış
-kimi sararmış-
kağıtlar durur.
Toplasan hepsini bir şiir etmez belki,
ama bir ömürdür anlatmak istedikleri...
Sırt çantalarıyla öğrenciler geçmeye başladı
sabahları fahişeliğini giyinen bu sokaktan.
Perdelerim sararmış isten,
zihnim, evelce zamana ait bir kederden...
Anladım ki sonra;
perdeler ve ben
artık misafiri sayılırız bu evin...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder